Eşlerden birinin ölmesi durumunda mal rejimi sona erecektir. Ancak ölen eş adına kayıtlı tüm malvarlığı mirasçılarına intikal edecektir. Eşlerin evli olduğu ve edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde ölen eş adına kayıtlı bir malvarlığı edinilmiş ise bu da mirasçılara intikal edecektir. Burada sağ kalan eş mirasçılara karşı dava açarak ölüme bağlı mal rejiminin sona ermesi nedeniyle artık değere katılma alacağı talep edebilecektir. Sağ kalan eş dava açmadığı sürece (mirasçıların kendi isteği ile katılma alacağı ödemesi dışında) katılma alacağını alabilmesi mümkün olmayacaktır. Burada zamanaşımı ölüm tarihinden itibaren 10 yıl olarak uygulanacaktır.
Örneğin; A ile C 1990 yılında evlenmişler ve A adına kayıtlı 1999 yılında bir arsa, 2003 yılında bir tarla almışlardır. C 2004 yılında vefat etmiştir. A’nın ilk eşi C’den D ve E isimli iki çocuğu bulunmaktadır. A daha sonra B ile 2005 yılında evlenmiştir. A ile B 2010 yılında A adına bir ev almışlardır. A, 2015 yılında vefat etmiştir. B ile olan evlilikten de X ve Y isimli çocukları bulunmaktadır. D, E, B, X, Y hayattadır. Taşınmazlar, evlilik birliği içerisinde tarafların birlikte kazanarak aldığı marvarlıklarıdır. Bugün 2015 yılıdır.
A adına kayıtlı arsa, tarla ve ev tüm mirasçılara intikal edecektir. Yani sağ olan D, E, B, X, Y miras hukuku kapsamında mirasçılık belgesinde belirlenen miras payı oranında taşınmazlarda hisselere sahip olacaklardır. Açılması muhtemel ölüme bağlı mal rejiminin sona ermesi nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi davası açısından senaryolarda şu şekilde sonuçlar olacaktır;
1-D ve E’nin diğer mirasçılar B, X, Y’ye karşı arsa ve tarla için katılma alacağı talep etmeleri halinde; A adına alınan 1999 yılındaki arsa 01/01/2002 öncesinde alınmış olması nedeniyle kişisel mal kabul edilecektir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmaması nedeniyle arsa açısından bir talep olması mümkün değildir. A adına alınan tarla ise 2003 yılında yani edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmıştır. Ancak C 2004 yılında vefat etmiş ve bugün 2015 yılıdır. D ve E, C’nin ölümüne bağlı olarak katılma alacağı talep etmektedir. Bu nedenle 10 yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle alacak zamanaşımına uğramıştır. Dolayısıyla D ve E’nin katılma alacağı talep etmesi mümkün değildir.
2-B ise evlilik birliği içerisinde ve edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınan ev için D, E, X, Y’ye karşı dava açarak katılma alacağı talep edebilecektir. Çünkü Yargıtay’ın birçok kararında vurguladığı üzere katılma alacağı terekeye ait bir borçtur. Mirasçıların miras paylaşımından önce katılma alacağı ödenmeli, sonra miras paylaşılmalıdır.
Bir çok somut olayda farklı senaryolar olması muhtemeldir. Farklı senaryolar ve farklı ayrıntılar durumunda her olayı kendi özelinde incelemek gerekmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi konusu ayrıntılı ve hukuki bilgi gerektiren bir alandır. Bu nedenle açacağınız mal rejiminin tasfiyesi davasında bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir. Aktaş Hukuk Avukatlık Bürosu olarak Yozgat avukat ya da Türkiye’nin her yerinde avukat arayışında olan müvekkillerimize hukuki destek ve avukatlık hizmeti sağlıyoruz.